Kamu İhale Rejimi

Kamu İhalelerinde Rekabet ve Şeffaflık

Türkiye’nin dünyadaki tüm hukuk devleti ve yönetişim endekslerinde gerilemesi, hukuki ve idari alanlarda kurumsal/yapısal bir erozyon gerçekleştiği ve Türkiye’nin bu yapı ve kurumlarda ivedilikle reforma tabi tutulmalıdır. 

Bu düşünce çerçevesinde Özgürlük Araştırmaları Derneği olarak National Endowment for Democracy ve Friedrich Naumann Vakfı- Türkiye Ofisi’nin desteğiyle beş ana kurum/yapıda mevcut sorunların tanımlanması ve somutlaştırılması amacıyla birlikte olası reform önerilerinin verileceği “Türkiye’de Yapısal Reformlar Projesini” başlattık. 

Bu proje kapsamında Sayın Prof. Dr. Uğur Emek tarafından hazırlanan “Kamu İhalelerinde Rekabet ve Şeffaflık” adlı rapor, Kamu İhaleleri Rejimiyle ilgili mevcut riskleri ve sorunları tanımlamakta ve çözüm önerileri getirmektedir.

Raporda tespit edilen sorunlar şunlardır;

1. İhale komisyonunun kuruluşunu düzenleyen maddede üyelerin görevleri ile ilgili özerklikleri yeterince vurgulanmaması ve kendilerine yönelebilecek baskılara karşı gerekli önlemlerin alınmaması ihale komisyonunun çalışmasını zorlaştırmakta ve komisyonda çıkar çalışmaları ortaya çıkarmaktadır.

2. Uygulamada idareler genellikle kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenerek yayımlanmış birim fiyat ve rayiçleri esas almaktadır, ancak birim fiyatlar güncellenmediği için gerçek değerleri vermemektedir.

3. Türkiye’de son yıllarda ihale usullerinden pazarlık usulü ve istisnaların payı giderek artmaktadır ancak bu AB direktiflerinde istisnai olarak başvurulan bir usuldür ve Türkiye’de yaygınlık kazanması kaygı vericidir.

4. 4734 sayılı Kanun, AB direktiflerinde geliştirilen yenilikçi ve esnek alım usullerine sahip değildir.

5. Türkiye’de kamu alımlarında yerli isteklilerin lehine birtakım avantajlar sunması yabancı katılımın düşük olmasına neden olmaktadır ve dolayısıyla kamu alımlarındaki temel amaç olan rekabeti ve verimliliği zedelemektedir.

6. 4734 sayılı Kanun başlangıçta model aldığı AB düzenlemeleriyle görece uyumluyken sayısız defa değiştirilmesi şeffaflık, rekabet ve eşit muamele ilkelerine önemli derece zarar vermiştir.

Raporda önerilen çözümler şunlardır:

1. Uluslararası karşılaştırmaya imkân vermek amacıyla Türk mevzuatında kullanılan terminolojinin AB kamu alımları terminolojisiyle benzerliğini/farkını gösteren bir sözlük hazırlanmalıdır.

2. İstisnaları evrensel değerlere düşürecek ve 4734 sayılı Kanun’un kapsamını genişletecek düzenlemeler yapılmalıdır ve değişikliklerin TBMM’nin nitelikli çoğunluğu tarafından onaylanmalıdır.

3. İstisnaları evrensel değerlere düşürecek ve 4734 sayılı Kanun’un kapsamını genişletecek düzenlemeler yapılmalıdır ve değişikliklerin TBMM’nin nitelikli çoğunluğu tarafından onaylanmalıdır.

4. İhale komisyonlarının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve hesap verebilirliğin yönelik düzenlemeler geliştirilmelidir.

5. İhaleye katılacaklarda aranacak mali ve teknik yeterliliklere ilişkin ölçütler rekabeti ve eşit muameleyi geliştirmek amacıyla iyileştirilmelidir.

6. Rekabeti kısıtlayan yöntemlerin (pazarlık usulü ve doğrudan temin) kullanımı sınırlandırılmalı ve işlem maliyetlerini düşürecek belli istekliler arasındaki ihale usulünün kullanımı özendirilmelidir.

7. İhale planlamasında mümkün olduğunca uygulama projesi yapılarak, birim fiyat yöntemi yerine anahtar bedeli götürü teslim yöntemi benimsenmelidir.

8. İhalelerde rekabeti artırmak amacıyla yabancı isteklilerin katılımı artırılmalıdır. Yerli firmaların ve ürünlerin desteklenmesi için ihale mevzuatı yerine, devlet destekleri/teşvikleri mekanizması kullanılmalıdır.

RAPORTÖR

Prof.Dr. Uğur EMEK

Başkent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü İletişim: suemek@gmail.com